

Bir zamanlar adı olmayan bir savaşçı, Cheon klanının en büyük genç efendisi Cheon Mu-ryang’ı korumak ve hizmet etmek için tüm hayatını adadı. Ancak sonunda Cheon Mu-ryang tarafından ihanete uğradı ve ölümüyle sonuçlandı. Fakat gözlerini yeniden açtığında, ölümüne sebep olan kişi olan Cheon Mu-ryang olarak yeniden doğmuş olduğunu fark etti — Cheon klanının kötü şöhretli “Çılgın Tazısı” ve en büyük oğlu. Geçmiş yaşamına ait anıları, dövüş sanatlarındaki ustalığı ve soğuk, hesapçı yargısıyla, serseri maskesini takar ve klanın içindeki güç mücadelelerine adım atar. İçerden hareket ederek Cheon klanını yok olmaktan kurtarmaya ve geleceği yeniden yazmaya başlar…


Savaş Sanatları Tanrısının Varisi Oldum (I Became the Successor of the Martial God) Bir gün ana karakter bir oyunun başrolü olduğunu fark eder. Ancak bu kahraman ne yazık ki berbat yeteneklere, kötü istatistiklere ve sıfır bağlantıya sahiptir. Her şeye rağmen, efsanevi “Göklerin Dövüş Sanatları Fiziği”ni ve “Savaş Tanrısının El Yazmasını” elde eder. Kendisi sıradan bir oyuncu değil, tam anlamıyla takıntılı bir veteran’dır. Böylece bir usta oyuncunun efsanevi serüveni başlar.


Maybe Meant to Be 32 yaşında, işsiz bir serbest çalışan olan Jia Han, ailesinin sürekli evlenmesi ve artık evden taşınması yönündeki dırdırlarından bıkmıştır. Çocukluk arkadaşı Mincheol Jin ile karşılaştığında, onun da ailesinden aynı baskıyı gördüğünü öğrenir. Bunun üzerine, sırf bu sorunlardan kurtulmak için evlenmeyi öneriverir. Ancak önerisinin kabul edileceğini hiç düşünmemiştir. Bir anda kendini evliliğin içinde bulan Jia Han’ın hikâyesi, beklenmedik bir romantizme dönüşür ve sizi daha fazlasını okumaya sürükler!


Zindan Efendisi; Juyoon Oh tam zamanlı bir iş bulmaya çalışan tipik bir adamdır. Ancak bir gün, Han Nehri’ne düşen bir çocuğu kurtarmak için nehre dalar ve boğulma tehlikesi atlatır. Zamansız bir ölümle karşılaşmak üzereyken, bir tanrıça karşısına çıkar ve ona başka bir yaşam şansı verir… bir kahraman ya da büyücü olarak değil, zayıf, beceriksiz bir “tuğla larvası” olarak. Bu korkunç bir maceranın başlangıcıdır ve kahraman olma yolu uzundur!


Han Ji-hyuk, Seron kıtasında insanlığı kurtaran efsanevi Necromancer, sonunda huzurlu ve mutlu bir emeklilik hayaliyle Dünya’ya geri döndü. Fakat daha ilk günden itibaren, sakin bir yaşam planları tamamen raydan çıktı. Yirmi yaşında, Ji-hyuk büyücü Theros tarafından Seron’a çağrılmış ve orada bir ölü çağırıcı olarak yaşamaya zorlanmıştı. Sayısız yıl süren savaş ve zorlukların ardından sonunda İblis Kralı’nı yenip Dünya’ya dönebildi. Ancak geri döndüğü Dünya, hatırladığı Dünya değildi. Gezegen, Açılan Geçitler ve canavarlar tarafından harap edilmişti. Dahası, yanında getirdiği tüm altın ve hazineler bir anda yok olmuştu. Artık bir F-Seviye Uyanmış olarak, Ji-hyuk geçimini sağlamak için en baştan başlamak zorundaydı. Peki, Ji-hyuk hayalini kurduğu o huzurlu emekliliğe ne zaman kavuşacak? Yoksa onun yolculuğu daha yeni mi başlıyor?..
Kategoriye göre hikaye bul