

Double Kill; Kasai daha çocukken ebeveynlerinin ruhlarının bıçak ya da kurşunla değil, gerçekten parçalara ayrıldığını görmüştü. Kimse ona inanmadı — Naraka adındaki acımasız mafya birimi hariç. Naraka, onu kendi mükemmel bir silahı olacak şekilde yetiştirdi. Yıllar sonra Kasai, kanla kaplı geçmişini gömmek için yeraltı dünyasından kaçmayı başardı. Ancak Naraka peşindeydi ve kader onu Naraka’ya karşı olan gizemli suikastçılar grubunun — Ruh Avcıları (Soul Hunters) — eline teslim etti. Bu suikastçılar sadece bedenleri öldürmekle kalmıyor; hedeflerinin ruhlarını yok ederek reenkarnasyonlarını da engelliyorlar. Kasai için bu, ebeveynlerinin öldüğü geceyle ilgili gerçeği de barındırıyor olabilir. Gerçek olanı ortaya çıkarmak ve nihayet Naraka’dan tamamen kurtulmak için Kasai, kendisini canavara dönüştüren aynı mafya ailesini avlamak zorunda.


500 Won karşılığında senin kadınını bulacak bir dedektif ortaya çıktı! Sayısız manhwa kahramanı arasından ne bir romantik fantezi asilzadesi, ne havalı bir avcı, ne de kutsal bir azize oldum. Ola ola özel dedektif olarak reenkarne olmuşum… Üstelik müşterilerimin hepsi pişman erkek başroller! “Kadınımı hemen bul.” “Birden bire mi yani?” Ama madem bu işe başladım, artık sonunu da getirmem lazım. Kaç tane “kaçan kadın başrol" hikâyesi okuduğumu biliyor musun?! Sonunda hepsi yakalanıyor. Bir şekilde bulunuyorlar! Havalı erkek, kahraman erkek, vahşi erkek—fark etmez, bütün pişman erkek başrollerin mutlu sona ulaşmasını sağlayacağım!


Yujin adında iyi kalpli ve adil, fakat ürkütücü görünen bir büyücü kaderini belirleyecek bir karar alır: merhum ustasının kızı Jeong Ain’i kanatları altına alacak ve onu bir Yüce Büyücü olarak yetiştirecektir. Büyünün dünyayı kurtardığı, ancak aynı zamanda da felakete yol açtığı bir çağda kaderleri birbirine dolanır. Siz de Yujin'in bir sonraki Yüce Büyücü olma serüveninde ona katılın!


Dükün Yeğenine Göz Kulak Oldum, Şimdi Prenses Gibi Yaşıyorum!; Adila, ailesi tarafından bir dışlanmış olarak muamele görmüşken, bir gün bu dünyanın önceki hayatında okuduğu romanla aynı olduğunu fark eder. “Bu benim şansım! Bu çöplük aileyi terk edip kendi mutluluğumu bulacağım!” İlk durağı, romandaki Adila’nın çalıştığı ve “lanetli” olarak bilinen Dük’ün malikanesidir. Bu evin başında, romanda son boss olarak hüküm süren Dük Valdo vardır. Yüksek maaşı hedefleyen Adila, dükün yeğeni Leon’un akademi giriş sınavını geçmesine yardımcı olmak için eğitmen olarak işe başlar. “Eğer bu sınavı başarıyla atlatırsam, kötü sondan kaçınabilir ve nihayet özgürlüğüme kavuşabilirim!” …diye düşünür, ama Leon o kadar sevimlidir ki ondan ayrılamaz! Dahası, Dük Valdo ona evlenme teklif eder ve olaylar beklenmedik bir şekilde gelişir!? Adila, zekâsı ve azmiyle karşısına çıkan zorluklarla mücadele eder. Kendi kaderini değiştirebilecek mi? Dük’ün ailesinde, sevgi ve şefkatin hiç eksik olmadığı sıcacık bir başka dünya mücadelesi başlıyor!


The Black Serpent; Şeytan Tarikatı’na karşı verilen son savaşta, Kara Yılan Birliği’nin lideri Jeonghwa Murim İttifakı tarafından ihanete uğrar ve birlikte büyüdüğü tüm yoldaşlarını kaybeder. Kendisi de ölümün eşiğine gelir, ancak mucizevi şekilde hayatta kalmayı başarır. Artık tek bir amacı vardır: Yoldaşlarını ölüme sürükleyen hem Şeytan Tarikatı’nı hem de sözde “adalet tarafı” olan Murim İttifakı’nı yok etmek. “Eğer gerçekten göklerde adalet diye bir şey varsa… Düşmüş yoldaşlarımın intikamını almam için bana bir fırsat ver!”
Kategoriye göre hikaye bul